• Atatürk Bul. Toros Mah. No:13-15 Yenitaşkent Akdeniz / MERSİN
  • (0324) 454 04 42
  • bilgi@hascicekcilik.com.tr

Meyvecilikte Budama

Budama; meyve ağaçlarının düzgün ve kuvvetli bir taç oluşturmalarını, verim çağlarında uzun zaman kalmaları ve kuvvetten düşmeye başlamış olan ağaçları yeniden kuvvetlendirerek bir süre daha yüksek kaliteli meyve vermelerini sağlamaktır. 
Genel olarak, meyve ağaçlarının gelişmeleri incelendiğinde budama yapılmayan ağaçların, budama yapılmış ağaç gibi çiçek açtıkları ve meyve verdikleri görülür.Bu gibi ağaçların meyveleri, ürün vermeye başladıkları ilk yıllarda kaliteli olabilirse de, bunu izleyen yıllarda küçük, renksiz ve gösterişsiz olurlar. Ayrıca, budanmayan bazı meyve ağaçlarında periyodisite (bazı meyve ağaçlarında görülen bir yıl az bir yıl bol meyve verimi) olayına çok sık rastlandığı gibi, dalların alt kısımları çok çabuk çıplaklaşmakta şemsiye şeklini almakta, ürün alanları ağacın dış ve uç kısımlarına kaymakta ve azalmakta, bunun sonucu olarak ta ağaç başına verim düşmektedir.
Budamanın amaçlarını genel olarak şöyle sıralayabiliriz;
Ağaçlar Niçin Budanmalıdır: 
1-Ağaçları en kısa zamanda mahsule yatırmak ve uzun zaman mahsul çağında tutmak;
2-Gövde üzerinde ana dalları sayılarını ve dağılışlarını düzenleyerek meyve ağaçlarının sağlam, düzenli ve dengeli taç oluşturmalarını sağlamak;
3-Taç kısmına ışık ve havanın girmesini kolaylaştırmak;
4-Sürgün verme ve meyve verme fonksiyonları arasında denge sağlamak;
5-Odun kısımlarının çoğalmasını önlemek;
6-Yıllar itibariyle meyve verimindeki farkın azaltılması ve daha muntazam ürün elde edilmesi;
7-Mahsul miktarının artırılması ve kalitenin iyileştirilmesi için budama uygulanır.
Ağaçlarda Budama Yapılmaz İse:Ağaçların şekli bozularak mahsul verimi ile sürgün gelişimi arasındaki dengenin kaybolduğu görülür.Ve bu nedenle;çalılaşmalar, kurumalar meydana gelir.Ayrıca bitki özsuyu dolaşımı da aksayarak istenilen miktar ve kalitede ürün elde etme imkanı yitirilmiş olur.

Turunçgillerde dallar sıklaştığı birbirlerini gölgelemeye başlayınca kuru dallar ayıklanmalı, obur dallar kesilmelidir.Yaşlı bahçelerde dalların sıklaşmasını ve birbirini gölgelemesini önlemek için her yıl veya iki yılda bir yapılacak hafif dal seyreltmeleri çok yararlıdır.
En uygun budama zamanı kış sonudur, ilkbahar sürgün gelişmesi başlamadan önce budama tamamlanmalıdır.Budamanın sonbaharda veya şiddetli soğuklar geçmeden kışın yapılması sakıncalıdır.


Budamanın Fizyolojik esasları
Meyve ağaçlarında tohumun çimlenmesi ile ağaç verime başlaması arasında geçen devre gençlik, verime başlama zamanıyla, verimden düşünceye kadar geçen devre olgunluk ve bunu izleyen yaşlılık olmak üzere birbirinden ayrı üç fizyolojik yaşam devresi vardır.Ancak bu devrelerin birbirlerine geçişleri veya devrelerin başlama ile bitme zamanlarının pratik olarak önceden saptanması olası değildir.
Meyve ağaçlarında beslenme fizyolojileri toprak üstü (taç) ve toprak altı organları (kökler) tarafından yönlendirilir. Gerçekte, meyve ağaçlarının değişik yaşam devrelerinin farklı görünüşü, bu iki ayrı organ siteminin çalışmalarının birbiriyle etkileşimlerinden ileri gelmektedir. Yani, yapraklar tarafından yapılan karbonhidratların miktarının, kökler tarafından alınan madensel maddelere (özellikle azot) oranı fazla ise (CH/N>1), meyve ağacında çiçek tomurcuğu oluşur.
Öte yandan, ağacın yaşantısı üzerinde kök sisteminin üstünlüğü varsa , yani (CH/N<1) ise meyve ağaçlarında sürgün oluşumu kuvvetli olur. 
Bunlara ek olarak meyve ağacında toprak üstü ile toprak altı organlarının faaliyetleri arasında bir düzen oluşmuş, bu organlar arasında bir birlik ve beraberlik var, ahenkli bir çaba gösteriyorlarsa meyve ağaçları fizyolojik dengededir (CH/N=1). 
Meyve fidanlarına şekil verilen gençlik devresinde normal olarak toprak altı organlarının çabaları, toprak üstü organlarındakine göre fazladır. Bunun sonucu olarak genç ağaçlarda anaca bağlı olarak değişmek üzere, kuvvetli sürgünler oluşmaktadır. Meyve ağaçlarında bol ve kuvvetli sürgünleri oluşturduğu devreye “Gençlik Kısırlığı” denir. Bu sürenin mümkün olduğu kadar kısa olması istenir. Bu nedenle meyve ağaçlarında bu devreyi kısaltmak amacıyla kök kesmek, gövdeyi boğmak, meyve fidanlarını azotlu gübrelerle dengeli olarak gübrelemek, zayıf anaç kullanmak vb. bir takım teknik önlemlere başvurabilirler.

Bu önlemler arasında karbon asimilasyonunu artırmak üzere yapılan budama işlemleri, diğerleri gibi etkili olmaktadır. Nitekim meyve ağaçlarında ışık yoğunluğunu artırmak amacıyla düzenli, kuvvetli ve dengeli taç oluşturmak; asimilasyon yüzeyini artırmak için de dalları uzun bırakmak veya hiç kesmemek, gövde ile kuvvetli büyüyen dalların açılarını daraltmak; fazla dalların bir kısmını seyreltmek, geri kalan dalları eğmek yada bükmek suretiyle meyve ağaçlarında kök ve taç arasındaki fizyolojik denge doğal olarak gelişen meyve ağaçlarına göre daha kısa bir zaman içerisinde kurulabilir.

Fizyolojik dengenin generatif büyüme lehine bozulduğu yani, sürgün oluşmasının durduğu yaklaşık devresinde ise, meyve ağaçlarını sürgün yapmaya zorlamak için dalları kısa kesmek, daha önce eğilmiş, bükülmüş yada bağ olarak kullanılmış dalların bir kısmını çıkarmak, açılarını genişlemiş dalların, açılarını düzeltmek, çok fazla meyve dalı seyreltmesi yapmak ve meyve ağaçlarını azotlu gübrelerle, bolca gübrelemek zorunludur.

Görülüyor ki budamanın fizyolojik esası; meyve ağaçlarının fizyolojilerinin ve organografik yapılarının iyice bilinmesine dayanmaktadır. Bu yüzden bir budayıcı, budayacağı meyve ağacını iyice tanımalıdır.Ayrıca, budayıcı budamak amacıyla yanına gittiği her ağacı ayrı birey kabul ederek ona göre hareket etmelidir.

TURUNÇGİLLERİN BUDANMASI
Genç turunçgil ağaçlarında dallar sıklaşıp birbirlerini gölgelemeye başlayıncaya kadar kuru dalların ayıklanması ile hastalıklı ve obur dalların kesilmesi yeterlidir, ilke olarak, şekil budaması uygulayarak ağaçların normal şekil ve büyüklüğünü almalarına yardımcı olunur. Çünkü genç ağaçlarda yapılan fazla budamalar ağacın hem verimini ve hem de gelişmesini olumsuz şekilde etkilemektedir.Kök zararları, don, ilaç etkileri ve hastalık veya zararlılar nedeniyle sürgün gelişmesinde durma, yaprak dökülmeleri ve dal kurumaları olmuşsa, kuvvetli bir sürgün gelişmesine kadar hiçbir kesim yapılmamalıdır.

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, olgunluk ve yaşlılık dönemindeki bahçelerde dalların sıklaşmasını ve birbirini gölgelemesini önlemek için, her yıl veya iki yılda bir yapılacak budamalar çok yararlıdır. Ancak limon ağaçlarının her yıl budanması gerekir ve bu uygulama limonların iri olmasını sağlar.
En uygun budama zamanı kış sonudur, ilkbahar sürgün gelişmesi başlamadan önce budama tamamlanmalıdır. Budamanın sonbaharda veya şiddetli soğuklar geçmeden kışın yapılması sakıncalıdır.